Kürt Halkında Siyasal Partiyalizm: Aşiretçilikten Modern Fraksiyonlara Bir Sosyo-Politik İnceleme

Ismet Siverekli

Giriş

Bu çalışma, Kürt halkının tarihsel ve güncel siyasal yapısında gözlemlenen parçalanmışlık olgusunu — bu makalede “partiyalizm” kavramı altında ele alınmaktadır — sosyo-politik bir perspektifle incelemeyi amaçlamaktadır. Kürt halkı, Türkiye, Irak, İran ve Suriye gibi farklı devletlerin sınırları içerisinde dağılmış bir etnik grup olarak tarih boyunca siyasal birlik oluşturmakta zorlanmış; bu zorluk, aşiret yapıları, ideolojik ayrışmalar ve dış müdahalelerle derinleşmiştir.

Partiyalizm kavramı, Kürt siyasal hareketlerinde ortaya çıkan iç bölünmüşlükleri — özellikle aşiret temelli yapılar, ideolojik fraksiyonlar ve parti merkezli kimlik inşaları temelinde — açıklamak için kullanılmaktadır. Bu bağlamda çalışma, Kürt halkı içindeki siyasal çoğulculuğun nedenlerini, etkilerini ve birlik arayışlarını tarihsel ve sosyolojik temellerle tartışmaktadır.

Yöntem ve Kuramsal Çerçeve

Bu analiz, nitel bir yaklaşımla, literatür taraması ve tarihsel analiz yöntemine dayanmaktadır. Kuramsal olarak sosyal hareketler teorisi, etnik kimlik kuramları ve Gramsci’nin hegemonya kavramı temel alınmıştır. Bu teoriler çerçevesinde, Kürt siyasal hareketleri hem içsel dinamikler (aşiret yapısı, ideolojik ayrışma) hem de dışsal faktörler (devlet politikaları, dış müdahaleler) üzerinden ele alınmaktadır.

Aşiretçilik: Tarihsel Kökler ve Güncel Yansımalar

Kürt toplumunun geleneksel yapısında aşiret sistemi uzun süre belirleyici bir rol oynamıştır. 19. yüzyılda Osmanlı ve İran devletlerinin uyguladığı denetim politikaları, Kürt aşiretlerini siyasal olarak merkezden uzak tutmuş ve bir “Kürt milleti” bilincinin gelişimini engellemiştir¹.

Bu yapı, yalnızca tarihsel bir unsur olarak kalmamış; günümüz Kürt partilerinde dahi aşiret temelli örgütlenmelerin izleri sürmektedir. Özellikle Irak Kürdistanı’nda Kürdistan Demokrat Partisi (KDP) ile Kürdistan Yurtseverler Birliği (PUK) arasındaki ayrışma, büyük ölçüde bu tarihsel bağlamda okunabilir². Aşiret yapılarının güncel siyasal yapılara entegrasyonu, kolektif hareketin önünde yapısal bir engel oluşturmaya devam etmektedir.

Siyasal Fraksiyonlaşma ve Partiyalizm

Modern Kürt siyaseti, yalnızca aşiret temelli bölünmüşlükten değil, aynı zamanda ideolojik fraksiyonlaşmadan da etkilenmektedir. PKK ve PYD gibi yapılar sosyalist ya da demokratik konfederalizm esaslı politikaları savunurken, KDP gibi aktörler daha muhafazakâr ve piyasa temelli yaklaşımlar benimsemektedir³. Bu farklılaşma, zaman zaman sahada silahlı çatışmalara kadar varabilen gerilimlere yol açmıştır⁴.

Partiler arası ilişkilerde, karşılıklı rekabetin ötesinde dışlayıcı tutumlar baskındır. Siyasal aidiyet çoğu zaman etnik kimlikten daha baskın hale gelmekte; bu durum, kolektif Kürt kimliğinin ortak bir çerçevede inşa edilmesini güçleştirmektedir. Her parti kendi söylemini mutlaklaştırarak diğerlerini marjinalize etmekte, bu da toplumsal kutuplaşmayı derinleştirmektedir.

Dış Müdahaleler ve Bölgesel Dinamikler

Kürt siyasal hareketleri, yalnızca içsel yapılarla değil, aynı zamanda devletlerin ve küresel aktörlerin müdahaleleriyle de şekillenmektedir. Türkiye, İran, Irak ve Suriye gibi ülkeler, Kürt hareketlerini kontrol etmek amacıyla diğer Kürt yapılarını araçsallaştırmış; örneğin Türkiye, PKK’ya karşı KDP ile iş birliği yapmış, İran ise PJAK’a yönelik baskı politikaları izlemiştir. Aynı şekilde, ABD ve Rusya gibi küresel güçler, taktiksel iş birlikleri yoluyla Kürt siyasetine yön vermiştir⁵. Bu tür müdahaleler, Kürtler arası işbirliğini zayıflatmakta ve ulusal düzeydeki birlik çabalarını baltalamaktadır.

Yeni Nesil Kürt Kimliği ve Birlik Arayışı

Son yıllarda, özellikle diaspora gençliği ve bazı politik aktörler, parçalı kimlik yapısına karşı daha kapsayıcı bir Kürt kimliği inşa etme yönünde adımlar atmaktadır. Sosyal medya, bu yeni kimliğin paylaşımı ve yayılması açısından önemli bir araç işlevi görmektedir. HDP/DEM Parti gibi yapılar, etnik, dini ve cinsiyet temelli farklılıkları dikkate alan çok katmanlı bir siyasal temsil anlayışı geliştirerek, geleneksel fraksiyoncu siyaset anlayışının ötesine geçmeye çalışmaktadır.

Bu gelişmeler, partiyalizmin aşılabileceğine ve ulusal düzeyde kolektif bir bilinç oluşturulabileceğine dair umut vermektedir. Fakat bu sürecin kalıcı hale gelmesi, hem tabandan gelen demokratik taleplerin güçlenmesine hem de siyasal liderliklerin daha kapsayıcı stratejiler geliştirmesine bağlıdır.

Sonuç

Kürt halkının siyasal tarihi, parçalanmışlık ve fraksiyonlaşma ekseninde şekillenmiş; aşiret yapıları, ideolojik ayrışmalar, parti merkezli kimlikler ve dış müdahaleler bu süreci derinleştirmiştir. Ancak tüm bu yapısal zorluklara rağmen, Kürt halkı içerisinde yeni bir kolektif kimlik ve siyasal birlik arayışı gözlemlenmektedir.

Bu birlikteliğin inşası, yalnızca mevcut fraksiyonların uzlaşmasıyla değil, aynı zamanda halkın daha kapsayıcı ve demokratik taleplerinin dikkate alınmasıyla mümkün olacaktır. Gelecekte daha istikrarlı bir Kürt siyasal bütünlüğü, tarihsel tecrübelerden öğrenerek, yeni kuşakların öncülüğünde kurulabilir.

Dipnotlar

1. van Bruinessen, M. (1992). Agha, Shaikh and State: The Social and Political Structures of Kurdistan. Zed Books.

2. Natali, D. (2005). The Kurds and the State: Evolving National Identity in Iraq, Turkey, and Iran. Syracuse University Press.

3. Gunes, C. (2012). The Kurdish National Movement in Turkey: From Protest to Resistance. Routledge.

4. Ibid., s. 145–149.

5. Anderson, B. (1983). Imagined Communities: Reflections on the Origin and Spread of Nationalism. Verso.

Yorumlar

Yorum bırakın